Altın Çağ'da Çocuğun İmajı

Altın Çağ Anaokulları olarak kurulduğumuz günden beri çocuklarımıza güvenerek ve her birinin kendine has eğitim sürecine saygı duyarak, her bir çocuğu bir birey olarak kabul ederek eğitim yolculuğumuzu sürdürüyoruz.

Altın Çağ’da her bir eğitimci için pusula olan çok önemli bir çocuk imajı var! Biz, Altın Çağ Ailesi olarak ÇOCUKLARIN GÜCÜNE İNANIYORUZ! “Çocuğun imajı” kavramı bizim eğitimlerimizin temel taşıdır. Çocuğu tanımak, “Çocuk kimdir?” sorusunun cevabını bulabilmek için de yapılması gereken şey; tüm sınıflarımızda çocuğa bakmak ve çocuğu dinlemektir. Çocuğa dair şeylerin ancak ve ancak çocuğun kendisinden öğrenileceğine inanıyor ve bunu zaten görüyoruz. Altın Çağ’da tüm yetişkinler, çocukları somut ve katılaşmış bir dünyaya çekmek yerine, çocuğu dinleyerek onun soyut ve renkli dünyasına dahil olup, çocuğun keşfetme sürecine tanık olurlar.

İlham aldığımız Reggio Emilia felsefesine uygun olarak Altın Çağ’da çocuk, çevresindeki her şeye dokunuyor. Toprağa, yaprağa dokunuyor. Kokluyor, hisleriyle buluyor, keşfederek oynuyor. Çünkü çocuk doldurulması gereken boş bir levha değildir, tüm çocukların keşfederek öğrenme potansiyeli ile doğduklarını görüyoruz.


1997 yılında kurulan okulumuzda, çocuklarımıza akademik ve diğer eğitsel fırsatları, doğru seçilmiş bir çeşitlilik içinde sunmaya özen gösteririz ve çocuklarımız için, onların öğrenme ihtiyaçlarını tam olarak karşılamak üzere yüksek standartlar hedefleriz.

Altın Çağ’da; çocuklar merak ederek, sorarak, yaparak öğrenirken; ilgi alanlarını ve güçlü oldukları yanlarını geliştirirler. Tüm duyularını ve yaratıcılıklarını kullanarak, gözlem yaparak, grup çalışmalarının zevkine vararak, problem çözerek öğrendiklerini yaşama geçirirler. Bunu yaparken davranış eğitimleri, doğa çalışmaları, proje tabanlı öğrenme merkezleri ve grup dinamiğini destekleyen sosyal rutinlerle çok yönlü deneyimler kazanırlar. Bu kendine özgü program, aynı zamanda ilköğretime hazırlayıcı nitelikte olup, eğitimin devamlılığı göz önünde bulundurulmaktadır.

Bilişsel, Sosyal, Duygusal ve Fiziksel alanlarda doğru eğitimin ve öğrenme ortamının sunulması bilinciyle hareket eden Altın Çağ’da okul öncesi programlarımızda Reggio Emilia felsefesinden esinleniyoruz. Loris Malaguzzi’nin Reggio Emilia felsefesinin oluşumunu, gelişimini ve kendi deneyimlerini anlattığı ‘Çocukların Yüz Dili’ adlı kitabına göre her çocuğun yüzden fazla dili vardır.



Malaguzzi, çocukların düşüncelerini ve duygularını herkes tarafından anlaşılır kılmak adına kullandıkları birçok dile sahip olduklarına inanır. Bu diller aracılığıyla çocukların sembolik düşünmesi, yaratıcılığı ve iletişim becerileri gelişir. Yani her çocuğun kendini ifade ediş biçimi birbirinden farklıdır ve sınırsız bir yaratıcılık söz konusudur. Ne yazık ki kültürün gereği olarak mevcut eğitim sistemi içinde çocuklar bu dillerin birçoğunu büyümeleri esnasında kaybetmektedir. Altın Çağ’ın asıl amacı çocukların bu farklı dillerini kaybetmemelerini, onları korumalarını sağlamaktır.