ALTIN ÇAĞ NASIL DOĞDU

1997 Ekim ayında Altın Çağ Anaokulunu mesleğini büyük bir tutkuyla seven bir psikolog olarak; benim için çok değerli bir inançla kurdum.

Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Lisans, Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü Yüksek Lisans ve IPI Psikodrama Enstitüsündeki Psikodrama eğitimlerim sonucu yetişkinler ve ergenlerle çalıştım. Verdiğim psikolojik danışmanlık hizmetlerinde ergenin ya da yetişkinin yaşadığı her türlü sorunun çocukluktaki yaşantılarıyla ilgili olduğunu gördüm. Ve yine gördüm ki yetişkinlikte kemikleşen bu olumsuz davranış kalıplarını değiştirmek çok zor ve zaman alıyor. Bu yüzden daha mutlu ve daha bilinçli çocuklar yetiştirirsek, yetişkinlikte yaşanacak pek çok sorunu önlemiş oluruz fikri doğdu. Çocukluğun en güzel yıllarını yani Altın Çağlarını çocuklarla birlikte geçirmek istedim. Altın Çağın kuruluş amaçlarından bir diğeri de; Altın Çağ yalnız çocukların değil, anne babaların da okulu olacaktı. Çünkü tüm anne babalar çocuklarına başarılı ebeveynler olmak için sürekli çaba içindedirler. Ancak gördüğüm tüm ebeveynlerin nasıl daha etkili ebeveyn olmak ile ilgili bazı sorunları vardı. Birçok anne babanın çocuğunun iyiliği için yaptığı şeyin aslında onun için yarar sağlamadığını ve olumsuz etkilerini görmesi üzüntü vericiydi. Çünkü çocuklar yanlış tutumlarla eğitilip ilkokulda ya da ergenlikte sorunlar büyüdüğünde kapı kapı çözüm aramak zordu. Oysa ki anne babalık yetenekleriyle doğulmaz, anne babalık öğrenilir. Etkili anne baba olabilmek için çocuğumuzu tanıma, anlama, güçlü ve olumlu modeller olma sorumluluğumuz vardır. Altın Çağ olarak anne babaların bu sorumluluğuna ortak olmaya ve anne baba eğitim programları geliştirmeye karar verdik ve bu düşüncelerle 1997 yılında Çocuk ve Anne Baba okulu olarak Altın Çağ’ı hizmete açtık. Anne babalara eğitim ve Psikolojik Danışmanlık hizmetleri vermeyi Çocuklara verdiğimiz Eğitim kadar önemsiyoruz.
20 yıl boyunca çocuklardan enerji almak, Altın Çağ’da çalışmak, çocukların Altın Çağlarında onlar için elimden gelenin en iyisini yapmaya çabalamak, bir psikolog olarak son derece tatmin edici bir iş oldu. Çünkü çocuklara verdiğimiz her güzel şeyin hemen karşılığını alıyoruz. Çünkü çocuklar tertemiz beyinleri, ruhlarıyla şekillenmek için bizleri bekliyorlar. Sevginizin, bilginizin, uğraşınızın sonucunu hemen görebiliyorsunuz.

1997 yılında Altunizade’de başlayan serüvenimize 2006 yılında Acıbadem’de devam ettik. Burada yüzlerce çocuğun Altın Çağlarını birlikte onların hak ettikleri şekilde geçirmeye özenle devam ettik.
2012 yılında doğan kızım Nilda’da da burada diğer tüm Altın Çağlı çocuklar gibi 2 yaşından beri Altın Çağını yaşıyor. 2013 yılında ise Dragosta bir Altın Çağ Anaokulu’nu daha hizmete açtık. Ben de hem bir eğitimci hem de bir ebeveyn olarak dünyadaki en gelişmiş eğitim yaklaşımlarını bir kez daha inceledim ve Reggio Emilia’ya ve onun felsefesine yürekten bağlandım. Kızımı ve Altın Çağ’daki tüm çocuklarımı bu felsefeden esinlenerek yetiştirmek için elimden gelenin fazlasını yapmaya uğraşıyorum. Çok şanslıyım ki olağanüstü başarılı bir ekiple çalışıyorum. Reggio Emilia felsefesinin de desteklediği proje tabanlı uygulamalarını yaptıkça çocuklardaki gelişimi görerek hayranlığım artıyor. Pek çok noktada daha çocukları Reggio Emilia yaklaşımı ile yetiştirmek için şubeler açacağız. Reggio Emilia eğitimi alan öğretmenler yetiştiriyoruz. 20 yılın sonunda büyük bir mesleki tatmin ile hissediyorum ki; Altın Çağ önce çocukların sonra da Anne Baba ve Öğretmenlerin eğitimini sağlayan bir Okul olarak ilerliyor.