REGGİO EMİLİAYA NİÇİN İNANDIK

Beyin kesinlikle çok sıra dışı bir organdır. Karaciğer veya kasların aksine, büyümesi ve sağlıklı olması için sadece fiziksel anlamda değil duygusal anlamda da beslemeye ihtiyacı vardır. Senelerce araştırmalar göstermiştir ki hayatımızın ilk üç senesinde beynin “kablo şebekesi”, milyarlarca nöronla bağlantıdadır ve bir çocuğun ilk deneyimleri ve diğer insanlarla ilk ilişkileri ile beslenir ve gelişir.

İşte bu yüzden çocuğun eline, kalbine ve beynine dokunan Reggio Emilia felsefesine hayranlık besliyoruz.

Her fırsatta belirttiğimiz gibi Reggio Emilia yaklaşımı bir eğitim sisteminden çok daha fazlası. Reggio Emilia yaklaşımı, bizlere çocuğa dair bir bakış açısı sunan bir eğitim felsefesi. Bu eğitim felsefesinin oldukça sağlam ve çok zengin bir bilimsel altyapıdan almaktadır.

Zaten bir psikolog olarak Reggio emiliaya olan yakınlığımın tam sebebi budur.